BAV Mensuplarının Aileleri İftiraları Dilekçelerle Yalanlıyor
BAV Mensuplarının Aileleri İftiraları Yalanlıyor (VİDEO)
İddialara hemen cevap
Sayın Adnan Oktar'ın kitapları ile ilgili mütalaalar
Basında çıkan BAV ve Sayın Adnan Oktar ile ilgili haberler
HaberTürk'deki Açıklamalarım
Star TV'de yayınlanan 17 Nisan 2007 tarihli Objektif Programı'nda Sayın Adnan Oktar ile yapılan röportajın deşifresi
Star TV'de yayınlanan 22 Mart 2007 tarihli Objektif Programının deşifresi
Milli Gazete Yazarı Zeki Ceyhan'ın Yazısı
Dilekçeler
Adnan Oktar ve BAV Hakkında Görüşlerim
Bir Kafkas Seyyidi olan Sayın Adnan Oktar'ın Şeceresi
Ehli Sünnet Konusu ile ilgili bilgilere Sayın Adnan Oktar'ın Eserlerinden Faydalanılarak Hazırlanan Ehli Sünnetin Önemi Sitesinden ulaşabilirsiniz
Ayetler

Masonik çevreler son dönemde, Sayın Adnan Oktar'ı, Bilim Araştırma Vakfı'nı ve Müslümanları hedefleyerek yoğun bir faaliyet içinde. Bunun için gayrı meşru hayatı olan insanları, bir takım cahil insanları, cemiyet içinde isim yapmış bazı karanlık insanları kullanarak Müslümanlar aleyhinde güya kendilerince kamuoyu oluşturmaya gayret etmektedirler.

BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI AİLELERİNİN AÇIKLAMALARINI İZLEYİN

Hilal TV, MAYIS 2008


SAYIN ADNAN OKTAR'IN EN SON OBJEKTİF RÖPORTAJINI BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.
Sn. Adnan Oktar mahkemenin son kararı hakkında ne düşünüyor? >>






BAV MENSUPLARININ AİLELERİ İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 3. bölüm
- 4. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)

--------------------------------------

BAV MENSUPLARININ YAKINLARI İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)








Ceylan Özgül.com (CeylanOzgul.com)


- YENİ -

Kerem Gürtuna'nın Bilim Araştırma Vakfı ile herhangi bir bağlantısı olmamıştır. "Daha önce BAV ile bağlantım vardı" şeklinde verdiği beyanat doğru değildir.




 

 

Sayın Kadir Çelik'in de bir sonraki programında ehl-i sünnet inancındaki kişileri çıkarması zaruridir, bu inandırıcı olmasını sağlar.

 

Allah'ın izniyle, Mehdi vesilesiyle İslam ahlakı tüm dünyada hakim olacaktır. Lehte yapılan faaliyetler kadar, aleyhte yapılan tüm çalışmalar ve propagandalar da, istenerek ya da istenmeyerek Mehdi'nin ortaya çıkışına, tanınmasına, hizmetlerine güç katacaktır. Mehdi aleyhindeki her girişim, Mehdi'nin faaliyetlerinin etkisinin artmasına ve tüm dünyada ses getirmesine katkıda bulunacaktır. Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelmeyeceklerini öne süren, "Ben Hz. İsa'nın ve Hz. Mehdi'nin geleceğine inanmıyorum" diyen her şahıs, yaptığı her çalışma, her konuşma ya da her vurguyla Hz. İsa'ya ve Hz. Mehdi'ye dikkat çekmiş, onlara hizmet etmiş, insanların bu önemli müjdeler üzerinde düşünmelerine vesile olmuş olacaktır. Dolayısıyla bu anlamda "Hz. İsa gelmeyecek" demek aslında "Hz. İsa gelecek" demektir. "Hz. Mehdi gelmeyecek" demek de aynı şekilde aslında "Hz. Mehdi gelecek" anlamına gelir. "Ben Hz. Mehdi'ye karşıyım" diyen, Mehdiliğin gündeme getirilmesini, araştırılmasını, öğrenilmesini sağlar. Bu nedenle şu kaçınılmaz bir gerçektir ki, inkar edenler de, münafık ahlakı gösterenler de, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye düşman olanlar da, her ne kadar istemeseler de, Mehdi'ye, Mehdi'nin güçlenmesine ve İslam ahlakının tüm dünyada yayılmasına büyük destek vermektedirler.

Allah, Mehdi'nin ahlakını, fiziksel özelliklerini, faaliyetlerini, hizmetlerini ve dünya çapında oluşturacağı etkiyi Peygamber (sav)'e1400 yıl önce bildirmiştir. Bu özelliklerin taklit edilmesi, çaba harcanarak kazanılması kesinlikle mümkün değildir. Aleyhte yürütülen faaliyetlerle çalışmalarının durdurulması ya da etkisiz hale getirilmesi de Allah'ın izni ile imkansızdır. Allah, tüm dünyayı Mehdi'nin hizmetine vermiştir. İsteyen istemeyen, bilen bilmeyen, lehte ya da aleyhte çaba yürüten herkes, Mehdi'nin hizmetindedir. Aleyhte kitap hazırlayan, dergi ya da gazete çıkaran, yazı yazan, televizyonlarda konuşma yapan her insan, istesin ya da istemesin Mehdi'ye yardım edip desteklemekte ve onun faaliyetlerine katkıda bulunmaktadır. Dolayısıyla bu anlamda Mehdi aleyhinde bir çalışma yapılabilmesi mümkün olmamakta, Allah her gelişmeyi Mehdi'nin ve Mehdiliğin lehine çevirmektedir.


HZ. MEHDİ'NİN DÜNYADAKİ MANEVİ ORDUSU

Yüce Rabbimiz Kuran ayetleriyle tüm insanlara, İslam dinini tüm dinlere üstün kılacağını ve Kuran ahlakını tüm dünyaya hakim kılacağını müjdelemiştir. Peygamberimiz (sav) ise hadislerinde, bu müjdeli olayın gerçekleşmesinde Allah'ın, Hz. Mehdi'yi vesile kılacağını haber vermiştir. >>>


KİMSE HASED ETMESİN, SAYIN ADNAN OKTAR KİTAPLARINI KENDİ YAZIYOR

Sayın Adnan Oktar'ın kitapları, özlü bir bilgi ve hikmet içermektedir. Sayın Adnan Oktar, bir kitabındaki bilgileri çoğu zaman bir oturuşta kesintisiz olarak sabaha kadar, bazen de sabahtan akşama kadar anlatmaktadır. Kimi zaman 10-12 saat süren bu anlatımları teybe alınmakta ve daha sonra deşifresi yapılmaktadır. Sayın Adnan Oktar'ın kitapları, bir solukta anlattığı bu özlü ve hikmetli bilgilerin yer aldığı deşifrelerden hazırlanmaktadır. >>>


Star TV'de yayınlanan 26 Nisan 2007 tarihli
Objektif Programı'nın deşifresi >>>


Sayın Adnan Oktar'ın kitapları, özlü bir bilgi ve hikmet içermektedir. Sayın Adnan Oktar, bir kitabındaki bilgileri çoğu zaman bir oturuşta kesintisiz olarak sabaha kadar, bazen de sabahtan akşama kadar anlatmaktadır. Kimi zaman 10-12 saat süren bu anlatımları teybe alınmakta ve daha sonra deşifresi yapılmaktadır. Sayın Adnan Oktar'ın kitapları, bir solukta anlattığı bu özlü ve hikmetli bilgilerin yer aldığı deşifrelerden hazırlanmaktadır.


PSİKOLOJİK SAVAŞ DEVAM EDİYOR

Sayın Adnan Oktar'a yönelik yapılan aleyhte faaliyetler, devlet içine çöreklenmiş bir çetenin psikolojik savaş ile ilgili bölümünün yaptığı faaliyetlerdir. Bu çete, solcu psikolojik savaş çetesidir. >>>


MEHDİLİK İLANINI BOŞ YERE BEKLEMEYİN

Mehdilik ilan edilen bir müessese değildir. Mehdi insanlığa, bulunduğu yerden hal verir. Onun olduğu her yerde Allah'a iman ve bağlılık artar. Allah'ın izniyle, Mehdi'nin verdiği bu feyz ile Allah'a inanç, tüm dünyaya dalga dalga yayılır. İnsanların imanı pekişir, Allah korkuları artar. >>>


SATANİSTLER ÖRGÜTLÜ OLARAK SALDIRIYA GEÇTİ

Cevat Babuna hareketini desteklediklerini açıklayan satanistler, ünlü elemanlarını devreye soktu. Satanist ayini düzenleyip şeytan üzerine intikam yemini eden satanistler, BAV ve Sayın Adnan Oktar'a karşı her türlü eylemi yapma kararını aldıklarını açıkladılar.


Eğer Kadir Çelik, Mehdiyet konusunda samimi olarak doğru bilgilere ulaşmak istiyorsa, o zaman programına ehl-i sünnet alimlerini çağırması gerekir. Çünkü Mehdilik ve ahir zaman, ehl-i sünnet itikadının içine giren ve ancak ehl-i sünnet ulemasının görüş beyan edebileceği konulardır. Dolayısıyla ehl-i sünnet inancında olmayan kişileri çağırması, ilmi ve mantıki açıdan hiçbir anlam taşımaz. Bu konuda sözüne itibar edilebilecek kişiler, Hanefi, Hanbeli, Maliki ve Şafi mezheplerinin alimleridir. Aksinde, ehl-i sünnet'i reddeden insanların, ehl-i sünnet inancını değerlendirmeleri ilmen ve mantıken tamamen geçersizdir. Böyle bir şey hiç inandırıcı da olmaz. Çünkü hadisi, sünneti reddeden bir zihniyetin, ahir zaman konusunu değerlendirme gücü ve imkanının da olmayacağı açıktır.

Ayrıca ortada, 'Mehdi alametleri gerçekleşecek mi acaba?' diye tartışılacak bir konu da yoktur. Çünkü Mehdi alametlerinin hemen hemen tamamı oluşmuştur. (Gerçekleşen ahir zaman ve Mehdiyet alametleri için bakınız: http://www.ahirzaman.net/icindekiler/icindekiler_
ahirzamanvemehdi.html
) Dinsizliğin temelini oluşturan Darwinist felsefe tümüyle yok edilmiştir. Kısacası hadislerde Mehdi döneminde olacağı haber verilen olayların neredeyse tamamı gerçekleşmiştir. Türkiye'de Allah'a inananların sayısı % 98'e çıkmıştır. Darwinizm'e inananların sayısı ise % 10'lara düşmüştür. Bu da, Mehdi'nin ortaya çıktığının ve faaliyet halinde olduğunun en büyük alametidir.

Dolayısıyla Mehdi'nin kim olduğunun araştırılması önemli değildir. Önemli olan, hadislerde haber verilen Mehdi alametlerinin gerçekleşmiş olmasıdır. Bu da, bu konunun tartışılmasının geçersizliğini açıkça ortaya koymaktadır.




Aşağıdaki kıymetli alimlere uyanlara ehli sünnet denir. Ancak bu iki kişi (Zekeriya Beyaz ve Aytunç Altındal) 'Biz onlardan daha iyi biliyoruz' diyorlar. Benim kanaatime göre de bu Ehl-i Sünnet alimleri daha iyi biliyor.

HZ. MEHDİ'NİN GELECEĞİNİ SÖYLEYEN EHL-İ SÜNNET ALİMLERİ:

1. İMAM-I AZAM EBU HANİFE
2. İMAM-I HANBELİ
3. İMAM-I ŞAFİİ
4. İMAM-I MALİKİ
5. İMAM MUHAMMED BİN İSMAİL BUHARİ (BUHARİ)
6. EBUL-HÜSEYN MÜSLİM BİN HACCAC KUŞEYRİ (MÜSLİM)
7. BÜYÜK HADİS ALİMİ MUHAMMED BİN İSA TIRMIZİ
8. HAFIZ EBU DAVUD SÜLEYMAN BİN EŞ'AS SİCİSTANİ
9. EBU ABDULLAH MUHAMMED BİN YEZİD (İBN-İ MACE)
10. MUHAMMED B. RESUL BERZENCİ
11. ALAEDDİN ALİ B. HİŞAM MUTTAKİ HİNDİ
12. ABDÜLKADİR GEYLANİ
13. İMAM GAZALİ
14. İMAM-I RABBANİ
15. MUHYİDDİN ARABİ
16. İBN KESIR
17. İBN TEYMİYE
18. ZAHİDU'L KEVSERİ
19. CELALEDDİN SUYUTİ
20. BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ
21. ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ
22. HÜSEYİN HİLMİ IŞIK
23. MAHMUD ESA'D COŞAN
24. MAHMUT SAMİ RAMAZANOĞLU
25. EBU KASIM TABARANİ
26. ELMALILI HAMDİ YAZIR
27. ÖMER NASUHİ BİLMEN
28. MUHAMMED B. ALİ ŞEVKANİ
29. MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ
30. KURTUBİ
31. İMAM MATURİDİ
32. İMAM ACCURİ
33. İBN HAZM
34. PEZDEVİ
35. NESEFİ
36. TEFTAZANİ
37. İBNU'L ARABİ
38. İMAM CAFER ET TAHAVİ
39. BEYAZİ
40. SEYYİD ALUSİ
41. EBU'L MÜNTEHA
42. ES-SEFFARİNİ
43. ABDULMUHSİN BİN HAMD EL-ABBAD
44. EBU MUHAMMED HASAN B. ALİ EL-BERBEHARİ HANBELİ
45. MUHAMMED NASREDDİN ALBANİ
46. ŞEMSEDDİN MUHAMMED BİN AHMED SEFAREYNİ
47. EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ
48. ŞEHABEDDİN AHMED B. MUHAMMED GUMARİ
49. HASANEYN MUHAMMED MAHLUF EL-MISRİ
50. EB'UL-HASAN MUHAMMED B. HÜSEYİN ABURİ
51. SAİD HAVVA
52. ŞEYH HASAN ADVİ HAMZAVİ
53. M. SIDDIK B. HASAN KUNUCİ
54. MUHAMMED B. HASAN EL-ESNEVİ
55. NUREDDİN ATER
56. EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ
57. EBU'S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU ŞOHBE
58. EN-NEVEVİ
59. EBU'L-FAZL ABDULLAH B. MUHAMMED EL-İDRİSİ
60. MUHAMMED EL-MEKKİ
61. EBU BEKIRAHMED B. MUHAMMED İSKAFI
62. HAFIZ EBU BEKIR B. HAYSEME
63. EBU-L BEKIR MUHAMMED B. İBRAHIM KELABAZI BUHARI
64. EBU KASIM ABDURRAHMAN SÜHEYLİ
65. YUSUF B. YAHYA MAKDİSİ EŞ-ŞAFİİ
66. ŞEYH İBRAHIM B. MUHAMMED HAMVİNİ
67. İBN-İ HACER EŞ-ŞAFİİ EL-MEKKİ
68. İBN-I HACER-İ MEKKİ
69. ŞEYH MUHAMMED B. AHMET SEFARİNİ EL-HANBELİ
70. SÜLEYMAN B. İBRAHİ M KUNDUZİ
71. SEYYİD MUHAMMED SIDDIK KANUCİ BUHARİ
72. EBULFAZL ABDULLAH B. MUHAMMED SIDDIK
73. ALLAME ŞEVKANİ
74. HAFIZ ESKALANİ
75. İBN-İ HACER-İ HEYSEMİ
76. ŞEBLENCİ
77. MISIRLI ŞEYH MUHAMMED-İ HANEFİ
78. ŞEYH MUHAMMED SABBAN
79. SÜVEYDİ
80. AHMED BİN ZEYNİ DEHLAN EŞ ŞAFİİ
81. ABDULVAHHAB ABDULLATİF
82. ALLAME EBU TAYİP
83. SAİD BİN CABİR
84. NİYAZİ MISRİ
85. EN NİFERİ
86. İMAMI AZAM FIKHI EKBER ŞERHİNDE ALİYYUL KAR'İ
87. TAHTAVİ
88. ŞEYH MANSUR ALİ NASİF
89. SEYYİD KUTUP
90. ŞEYH FAKİH İMANİ
91. ALİ ES SABUNİ'
92. MUHAMMED MEHDİ EL-HORASAN
93. ŞEYHÜLİSLAM MUSTAFA SABRİ EFENDİ

ALLAH'IN RAHMETİ SANA OLSUN BİL Kİ VAADEDİLEN MEHDİNİN VAR OLUŞUNDA HİÇ KUŞKU YOKTUR. ÜÇ YÜZ HADİS VE ESERLE HATTA DAHA FAZLASI İLE BU KANITLANMIŞTIR. (CASIM MÜHELHİL, "EL-BURHAN", C. 1, S. 339)

Hz. Mehdi ile ilgili hadislerde dikkat çeken bir diğer özellik de çok sayıda sahabe tarafından rivayet edilmiş olmalarıdır. Nitekim bu hadislerin mütevatir kabul edilmesinin nedeni, yalan olması mümkün olmayacak kadar çok sayıda kişi tarafından rivayet edilmiş olmalarındandır. Hz. Mehdi'yle igili hadisleri rivayet eden sahabelerin sayısı, elliden fazladır. Bu sahabelerden bazıları şunlardır:

Enes İbni Malik, Katade, Hz. Ayşe, Ebu Hureyre, İmran bin Husayn, Nafi bin Utbe, Ebu Berze, Hüzeyfe bin Esir el Gıfari, Keysan, Osman bin el-As, Cabir bin Abdillah, Ebu Ümame, Ibn Mesud, Abdullah bin Amr, Semüre bin Cündüp, Nevvas bin Seman, Amr bin Avf, Hüzeyfe bin el Yeman, Ebul Eşas es Sanani, Ebu Umame el Bahili, Ebud Derda, Ebu Rafi, Ebu Said El Hudri, Ebu Malik el Gıfari, Rebi İbni Enes, Şehribni Havşeb, Ammar İbni Yasir.... .


Cevat Babuna ekibi boş dedikodularla uğraşırken Sayın Adnan Oktar'ın eserleri Avrupa üzerinde kasırga gibi esiyor. Küfrü Allahsızlığı yerle bir ediyor.


EHLİ SÜNNET İNANCINDA OLMAYAN KİŞİLERİN, EHLİ SÜNNETE AİT BİR İNANÇ OLAN AHİR ZAMAN KONUSUNDA TARTIŞMALARI MANTIKSIZDIR.

Ahir zaman alametleri, Hz. İsa'nın nüzulu, Hz. Mehdi'nin zuhuru, ehl-i sünnet inancında gerçekliği kesin olarak kabul edilen konulardır. Sayın Zekeriyya Beyaz ve Sayın Aytunç Altındal ehl-i sünnet inancını... >>>


HERHANGİ BİR KİŞİYE MEHDİ DENEBİLİR Mİ?

Bir kişi için cennetlik diyemeyiz, cehennemlik de diyemeyiz ama cennetlik olmasını umarız, buna hüsn-ü zan denilir. Herhangi bir kişiye Mehdi denemez. Herhangi bir kişi de Mehdi olduğunu söyleyemez. Fakat hüsn-ü zan edilebilir. Tıpkı bir kişinin cennete gidebileceğini, Allah'ın onu sevebileceğini ummak gibi. Allah, insanın dünyada korku ve ümit arasında yaşamasını istiyor. Ahirette gideceği yer cennet de olabilir, cehennem de olabilir. Müslümanlar biraraya geldiklerinde birbirlerinin cennetlik olacağına hüsn-ü zan ederler. Ümit ve korku arasında olurlar. Hüsn-ü zan güzeldir. Hüsn-ü hatime, yani güzel sonuç beklentisi güzeldir. İnsan, sevdiği ve güzel ahlaklı bulduğu bir kimseye, üzerinde Mehdilik alametleri varsa, bu alametler hadislere uygunsa, mekan, zaman ve uygulamaları hadislerde belirtilen Mehdi'ye benziyorsa, haklı olarak bu kişiye Mehdi olabileceği şeklinde bir hüsn-ü zanda bulunabiliriz. Bu çok makuldür. Kesin denemez ama, tıpkı bir insanın cennetlik olabileceğini ummak gibi bu yönde de hüsn-ü zanda bulunabilir.


MEHDİ ÇIKMAYACAK DENMESİ ÇIKACAĞININ ALAMETİDİR


PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN MÜBAREK ŞEMALİYLE, HZ. MEHDİ'NİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ ARASINDAKİ BENZERLİKLER


TELEVOLE KÜLTÜRÜ BÜYÜK BİR TEHLİKEDİR



 

İDDİALARA CEVAP
(Star TV'de 17 Nisan 2007 tarihinde yayınlanan
Objektif programındaki iddialara cevaplar)

 

- SAYIN ADNAN OKTAR'IN ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLDUĞUNA DAİR T.C. GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ KOMUTANLIĞI'NDAN VERİLEN 18 AĞUSTOS 2000 TARİHLİ RAPOR

- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ SAYIN ÇAĞLAR GÖKSU'NUN, EBRU ŞİMŞEK'İN KASTETTİĞİNİN AKSİNE KENDİSİNİN UYGUNSUZ ŞEKİLDE YAPILAN ÇEKİMİNİN MEHMET MURAT ATMACA'NIN EVİNDE OLMADIĞINA DAİR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA VERDİĞİ MÜTALAA

- SAYIN ADNAN OKTAR'A DÜZENLENEN KOKAİN KOMPLOSU İLE İLGİLİ İSTANBUL 10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NCE VERİLEN BERAAT KARARI

- İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN VERDİĞİ BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI İLE İLGİLİ BERAAT KARARI

 

Geçtiğimiz günlerde Edip Yüksel, Cevat Babuna'nın Erenköy'deki evinde, Bilim Araştırma Vakfı'na karşı uygunsuz ve hukuksuz bir oyunun planlandığı bir toplantıya katılmak üzere Türkiye'ye gelmiştir. Edip Yüksel'in de katıldığı bu toplantı polis tarafından basılmıştır. Ancak polis baskınını önceden haber alan Edip Yüksel baskından yarım saat önce güvenlik güçlerinden kaçmıştır. Edip Yüksel, polisin kendisini yakalama korkusundan gece sabaha kadar uyuyamayarak bir yerde gizlenmiştir. Sabahleyin mahkemeye gelip teslim olmuş, hakkında dava açılmıştır. Edip Yüksel hakkında yeniden savcılığa başvurulmuş, savcılık çeşitli suçlardan hakkında yeniden soruşturma başlatmıştır.

 

Edip Yüksel, Ehl-i Sünnet inancında farz olan 5 vakit namazı, 3 vakite indirmiştir. Sünnet namazlarını da reddetmektedir. Namazın Müslümanlar için 5 vakit farz olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınlarında ve internet sitesinde net ve açık olarak beyan edilmektedir. Bu konu, Ehli Sünnet itikadında, ayet, hadis, icma ile savunulur. Edip Yüksel, 1400 yıldır anlatılan İslam dinini kendi yorumlarıyla değiştirmektedir. 
Edip Yüksel, Ehli Sünnet inancını reddeden bir kişidir. Cevat Babuna da Edip Yüksel'i tüm gücüyle desteklemektedir.

Edip Yüksel'in Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde bu konuda açıklamaları bulunmaktadır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel, kendince sünnet namazlarının gereksizliğini de Mesaj isimli kitabında ve internet sitesinde anlatmıştır.
(Mesaj Kuran Çevirisi, Edip Yüksel, s. 544- 545)
(http://www.19.org/km/EY/A01)

Edip Yüksel http://www.star.com.tr adresinde verdiği ve sitesinde de yayınladığı röportajında da sünnet, fıkıh ve hadisler hakkında aynı ifadeleri tekrarlamış, Ehli Sünnet inancını reddettiğini açıklamıştır.
(http://19.org/index.php?id=45,151,0,0,1,0)


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Edip Yüksel'in http://19.org adresindeki sitesinde Atatürk'e, devlet kurumlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, yargı organlarına ve mensuplarına sürekli olarak son derece galiz ifadelerle hakaret ettiğini tespit etmiştir.

Bunun üzerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ar-Ge Bilişim Suçları Büro Amirliği Edip Yüksel'in sitesindeki suç unsurlarını tespit etmiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da siteye erişimin engellenmesi talebiyle mahkemeye başvurmuştur.

Savcılığın talebini yerinde gören İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesi, 10.04.2007 tarih, 2007/614 Müt sayılı kararıyla siteye erişimin engellenmesine karar vermiştir.

Edip Yüksel'in devlet organlarına ve yargı mensuplarına mesnetsiz iddialarla, galiz ifadelerle hakaret ve iftira etmesi sebebiyle aleyhinde açılan tek dava bu değildir.

Edip Yüksel aleyhinde, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 Sayılı yasanın 1 - 2 - 3 / a maddelerine dayanarak (2 kez) cezalandırılması için 22.09.2006 tarihinde kamu davası açılmıştır. Dava Şişli 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde 2006 / 508 E. Sayılı dosyada devam etmektedir.

Ayrıca Edip Yüksel'in Atatürk'e, yargı organlarına ve mensuplarına, Türk Silahlı kuvvetlerine yönelik galiz hakaretleri sebebiyle Türkiye'nin çeşitli yerlerinden Cumhuriyet Savcılıkları harekete geçmiş bulunmaktadır.
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı Edip Yüksel'in bu suçlardan cezalandırılması için kamu davası açmak üzere soruşturma yapmaktadır. Ankara Cumhuriyet Savcılığı 2007/1189 Hz. Sayılı dosyasında ve Sincan Cumhuriyet Savcılığı'nın 2007/7759 Hz. Sayılı dosyasında, devlet kurumlarına, Türk Silahlı Kuvvetlerine, yargı organlarına ve mensuplarına yönelik düşmanca ifadeleri sebebiyle Edip Yüksel aleyhinde kamu davası açılmak üzere soruşturmalar devam etmektedir.

 

Cevatçılar toplu halde

 

Cevatçıların avukatı Rezzan Aydınoğlu onların hemen hemen tüm toplantılarına iştirak ediyor. Bu kişi aynı zamanda Aydın Doğan'ın, Fatih Altaylı'nın, Ebru Şimşek'in ve Edip Yüksel'in de avukatı. Bilim Araştırma Vakfı aleyhine ve Adnan Oktar aleyhine açılan davalarda genelde bu kişi görev alıyor.


 

 

 

 

...Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi, 68)

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten herşeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık. (Kehf Suresi, 91)

... Ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz. (Kasas Suresi, 14)

... Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik. (Sad Suresi, 20)

"... Ben size bir hikmetle geldim..." (Zuhruf Suresi, 63)

Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve Tarafımız'dan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi, 65)

Hak dini tebliğ etmekle görevlendirilen tüm elçilere Allah katından bir ilim ve hikmet verilmiştir. Hz. Zu'lkarneyn, Hz. Hızır, Hz. Davud, Hz. İsa hep Allah'ın hikmet verdiği elçilerdendir. İşte Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinde de salih müminlerde olan bu hikmet vardır. Sayın Oktar profesör değildir, yurtdışında eğitim de görmemiştir ama Allah'ın izniyle "özü kapsayan bilgiye ve hikmete" sahiptir. Allah, kendisine özel bir ilim nasip etmiştir. Yoksa eğer böyle eserler oluşturmak üniversite eğitimiyle olacak olsaydı, Irak'ta, Mısır'da, Suudi Arabistan'da eğitim almış, profesör olmuş, ihtisas yapmış bir çok alim vardır. Ancak şu an Sayın Adnan Oktar İslam aleminde tektir. Dünyadaki en etkili eserler Sayın Adnan Oktar'ın eserleridir. Tebliğ yapacak olan herkes, Sayın Oktar'ın eserlerini referans almakta, bu eserleri kullanarak seslerini duyurmaktadır.

Nitekim tarih boyunca gönderilmiş hangi peygamber, hangi sahabe üniversite eğitimi almıştır? Peygamber Efendimiz (sav) üniversite eğitimi almamıştı. Yabancı dil de bilmiyordu. Hatta ümmiydi (okuma yazma bilmeyen veya tahsil görmemiş kimse). Ve Allah Kuran'da Müslümanlara "Allah'ın ümmi olan elçisine uymalarını" bildirmişti:

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (Araf Suresi, 157)

De ki: "Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. (Araf Suresi, 158)

Allah Peygamber Efendimiz (sav)'in fakir ve yetim bir insan olduğunu ve ümmi olduğunu ayetlerde bildirmiştir. Fakat Allah onu bütün kainatın efendisi kıldı. Ondan evvel de Hz. Yusuf çocuk yaşta kuyuya atıldı, hapse kondu, ezilmeye çalışıldı ama Allah onu Mısır'a sultan yaptı. Sayın Adnan Oktar da ümmi bir insandır. Ancak bilinmelidir ki Allah nimetini hiç umulmadık insanlara verir. Seçtiği kullarını, velisini insanların içinde saklar. Hz. Musa da peygamber olarak geldiğinde, kavminin hiç ummadığı bir insandı. "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor..." (Şuara Suresi, 13) ayetinden, Hz. Musa'nın heyecanlı bir insan olduğu anlaşılıyor. Ama Allah onu seçmişti. Kavmine elçi olarak onu layık görmüş, ona Katından bir üstünlük ve ilim vermişti. Aynı şekilde, "Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi..." (Enbiya Suresi, 83) ayetinden anlaşılacağı gibi, Hz. Eyüp'ün de çeşitli hastalıkları vardı. Ama Allah onu da alemlere üstün kılmış, peygamber olarak onu seçmişti.

Bu nedenle üniversite bitirmenin, profesör olmanın, sonucunda hiçbir şey başaramadıktan sonra bir önemi yoktur. İnsanlar "nasıl olur da Amerika'da öğrenim görmemiş, ihtisas yapmamış biri dünyayı yerinden oynatır" diye şaşırıyorlar. "Böylece: "Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?" demeleri için onlardan bazısını bazısıyla denedik." (Enam Suresi, 53) ayetinde haber verilen insanlar gibi haset içerisinde bu gerçeği reddetmeye çalışıyorlar.

Evet Sayın Adnan Oktar ümmidir; ama Allah ona çok özel bir ilim ve hikmet vermiştir. Tek başına tüm dünyada çok büyük bir etki meydana getirmekte, eserleriyle dünya çapında bir aydınlanmaya ve hidayete vesile olmaktadır.

İnsanların içerisine düştükleri bu durum, Allah'ın Hz. Talut'u elçi olarak seçtiğinde, kavmindeki kişilerin haset ve kıskançlık ile dile getirdikleri şu sözleri akla getirmektedir:

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

Allah şeytanın müminlerin salih faaliyetlerini engellemek için yaygara yapacağını bildirmiştir:
"Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun." Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez.

Üç beş kendini bilmezin yaygarası ile, Sayın Adnan Oktar'a karşı muhabbet sevgi ve bağlılık bilakis çok daha alevlenip şiddetlenmektedir. Şeytanın yaygaraları beni, kardeşlerimi, arkadaşlarımı, kimseyi etkilemez. Tam aksine Sayın Adnan Oktar'a olan sevgiyi, muhabbeti ve güveni kat be kat arttırır ve arttırmaktadır.


 

 

 

 

 

Cevat Babuna ve karısı Semin Babuna

YORUMSUZ

 

Sayın Adnan Oktar'ın kitapları yazmadığını söylüyorsunuz. Bir an için öyle farzedelim. Daha önce Adnan Oktar'ın yanında olduğunu iddia edip ayrıldığını söyleyen bir çok münafık var. Bunlar bu kitapları biz yazıyorduk diyorlar. Başlarında da Cevat Babuna var, üstelik profesör. Ayrıca kendisine Uçan Türk dendiğini iddia eden bir profesör. Üstüne üstlük Amerika'da ihtisas yapmış birisi. Diğer profesör arkadaşlarını da toplasın, istediği gibi ilave bir ekip daha kursun ve sonra da Sayın Adnan Oktar'ın yazdığı kitaplar gibi bir tane kitap yazsın görelim. Yoksa hiç konuşmayın.

 

 


Yaratılış Atlası kitabının tüm Dünyada atom bombası etkisi yapması masonları ve Sabetaycıları şoka soktu. Maddi manevi bütün imkanlarıyla Bilim Araştırma Vakfı'na ve Sayın Adnan Oktar'a karşı kendilerince karanlık bir mücadele yürütüyorlar. Her saldırı her oyun müslümanları hem güçlendirir, hem daha da canlandırır ve daha da biler.



 

 

SABETAYCILAR KAHPE TUZAKLAR PEŞİNDELER

 

 

 

 

 


Türkan Akyüzalp
-
- Sayın Ebru Akyüzalp'in TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç Beyefendi'ye gönderdiği 14 Nisan 2007 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderdiği 14 Nisan 2007 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 11 Nisan 2007 tarihli dilekçe
  Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 21 Mart 2007 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderdiği 21 Mart 2007 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in TBMM Başkanlığı'na gönderdiği 21 Mart 2007 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 24 Kasım 2006 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderdiği 22 Kasım 2006 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 13 Kasım 2006 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 31 Ekim 2006 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 25 Ekim 2006 tarihli dilekçe
- Sayın Ebru Akyüzalp'in Adalet Bakanlığı'na gönderdiği 13 Ekim 2006 tarihli dilekçe

 

 


 

 

 

 

Hüma Babuna: BEN ÖNCELİKLE ŞUNU SÖYLEYEYİM: SÖYLEYECEĞİM ŞEYLER YALNIZCA GERÇEKLERİ YANSITACAK İNŞAALLAH. ÖNCE SİZE VE SEYİRCİLERE İYİ AKŞAMLAR DİLİYORUM. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ SON DERECE GÜZEL AHLAKLI AKLI ÜSTÜN SEVİYEDE BİR İNSANDIR VE HİÇ BİR ŞEKİLDE SÖYLEDİKLERİ İTHAMLARI DA HAKEDECEK BİR KİŞİ DEĞİL. KENDİSİNE SAYGIM ÇOK BÜYÜK. ÖNCE ŞUNU BELİRTEYİM ANNEM VE BABAM BİZZAT ADNAN OKTAR BEYEFENDİYİ ZİYARETE GİTMİŞ KİŞİLERDİR.

...

Hüma Babuna: ANNEM VE BABAMA BEN 40 YAŞINDA BİR İNSANIM ORTA YAŞLI BİR İNSANIM ANNEM BABAMA ÖMRÜM BOYUNCA ZATEN SEVGİ VE SAYGI GÖSTERMİŞ BİR İNSANIM TAA Kİ MÜSLÜMAN MASUM İNSANLARA İFTİRA ATANA KADAR. ANNEM VE BABAM BİZZAT ADNAN OKTAR BEYEFENDİYİ EVİNDE ZİYARET ETMİŞ KİŞİLERDİR. AYNI ŞEKİLDE ADNAN OKTAR BEYEFENDİ DE BİZİM EVİMİZE ZİYARETE GELDİ.

...

Hüma Babuna: AMA ŞİMDİ TANIŞMANIN ÖTESİNDE MESELA BABAM CEVAT BABUNA ÇOK UZUN YILLAR ADNAN OKTAR BEYİN BAŞKANI OLDUĞU VAKFIN, BİLİM ARAŞTIRMA VAKFININ KONFERANSLARINA KONUŞMACI OLARAK KATILIP ADNAN BEYİN SÖZÜNDEN ÇIKMAYAN BİR İNSAN.

...

Hüma Babuna: AMA BU TANIŞIKLIĞIN ÖTESİNDE BAKIN ŞÖYLE BİR ŞEY SÖYLÜYORUM BİLİM ARAŞTIRMA VAKFININ BÜTÜN KONFERANSLARINA BABAM KONUŞMACI OLARAK KATILDI. VE ADNAN BEYİN SÖZÜNDEN YILLARCA ÇIKMADI TAA Kİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLANA KADAR. AYRICA ŞÖYLE BİR ŞEY VAR MURAT BEY İZİN VERİRSENİZ BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTİYORUM.

...

Hüma Babuna: HİPNOZ OLUYOR HİPNOZ YAPIYOR DİYORLAR. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ İÇİN BABAM 83 YAŞINDA BABAM DA MI HİPNOZ OLDU.

Sunucu: HİPNOZA BEN DE İNANMIYORUM EMİN OLUN SİZİNLE BU KONUDA HEMFİKİRİZ.

Hüma Babuna: PEKİ BÜTÜN GAZETELER BUGÜN SAÇMA SAPAN ŞEYLERDEN BAHSEDİYORLAR BÜYÜ VE HİPNOZ VAR DİYORLAR.

Sunucu: SİZİNLE HEMFİKİRİM AMA BİR ŞEY SORUCAM BİR ŞEY SORUCAM. DİYORSUNUZ Kİ BABAM Kİ BABANIZ TÜRKİYE'NİN TANINMIŞ JİNOKOLOG DOKTORLARINDAN BİR TANESİ PROFESÖR CEVAT BABUNA ADNAN OKTAR'IN DEDİĞİNDEN DIŞARI ÇIKMAZDI.

Hüma Babuna: EVET YILLARCA O ŞEKİLDEYDİ TAA Kİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLDU MUTLAKA MENFAATLERİNE UYGUN OLMAYAN BİR DURUM OLDU VE BİRDENBİRE OLAY TERSİNE DÖNDÜ ACABA HANGİ MENFAATLERİNE TERS DÜŞTÜ DE YILLARCA ÖVGÜYLE SÖZ ETTİĞİ YURT İÇİNDEKİ VE YURT DIŞINDAKİ KİŞİLERE

...

Hüma Babuna: YABANCI PROFESÖRLERE ÖVGÜ İLE SÖZETTİĞİ ADNAN OKTAR BEYEFENDİDEN BİRDENBİRE ALEYHTE KONUŞMAYA BAŞLADI.

Sunucu: ANLADIM HÜMA HANIM

Hüma Babuna: NE GİBİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLDU?

...

Hüma Babuna: HAYIR ŞÖYLE BİR ŞEY SÖYLİYEYİM BEN, BEN 41 YAŞINDAYIM ABİM 44 YAŞINDA ABLAM 45 YAŞINDA VE 2 ÇOCUK SAHİBİ BİR İNSAN. HERKES ÜNİVERSİTE MEZUNU VE KENDİ HÜR İRADESİ İLE HAREKET EDİYOR.

Sunucu: EVET TABİİ TABİİ ZATEN

Hüma Babuna: DOLAYISIYLA NE HİPNOZ VAR ORTADA NE BİR YÖNLENDİRME VAR BAKIN İNSANLAR BAZEN MENFAATLERİNE AYKIRI GELDİĞİ ZAMAN OLGUN İNSANLARI SANKİ BİRİLERİNİN YÖNLENDİRMESİYLE HAREKET EDİYORLARMIŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR. YANİ BUNLARIN HEPSİ ASILSIZ İDDİALAR.

Sunucu: ANLADIM YANİ BURDAKİ ÜÇ ANNENİN AMACI YANİ MENFAAT DERKEN PARA MI VURACAKLAR BU İŞTEN.

Hüma Babuna: BAKIN BİR TAKIM MASONİK ODAKLARIN YÖNLENDİRMESİ İLE HAREKET EDİYOR OLABİLİRLER Kİ BEN BUNA İNANIYORUM

...

Hüma Babuna: ÇÜNKÜ BAKIN YILLARCA BİR İNSANI ÖVER ÖVER ARKASINDAN BÜTÜN KİTAPLARINI OKUR BÜTÜN KONFERANSLARINA KATILIR ONDAN SONRA BİRDEN ALEYHİNDE KONUŞMAYA BAŞLARSANIZ BUNUN ALTINDA MUTLAKA BİR ŞEY ARAMAK GEREKİR.

...

Sunucu: SİZİN HAKLARINIZI SAVUNDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM

Hüma Babuna: TEŞEKKÜR EDERİM.

Sunucu: KEZA PROGRAMI İZLEDİYSENİZ. SİZLERİN KENDİ İNSİYATİFİ ARZUNUZLA HAYATINIZA ŞEKİL VERDİĞİNİZİ HERŞEYİNİZİ BAHSETTİM. ZATEN 18 YAŞINDAN KÜÇÜK OLSANIZ POLİS SİZİ ALIR ANANIZIN BABANIZIN YANINA GETİRİR.

Hüma Babuna: 18 DEĞİLDE BEN ARTIK HAYATIMIN İKİNCİ YARISINA GİRMİŞ BİR İNSANIM

Sunucu: İŞTE TAMAM İŞTE O YÜZDEN DE

Hüma Babuna: BAKIN FARKLI ANNELER BUGÜN MECLİSTE TAM TERSİNİ SÖYLÜYORLAR. BASINDAN TAKİP ETTİYSENİZ EĞER BİRÇOK ANNE MESELA AYFER HANIM MESELA NESRİN HANIM PEKÇOKLAR IBUGÜN BASINDAN TAKİP ETTİĞİM KADARIYLA BUGÜN MECLİSE GİDEREK MİLLETVEKİLLERİNE AİLELERİN ESASINDA BU ÜÇ EE... HANIMIN SÖYLEDİĞİNİN TAM TERSİNE ŞEKİLDE DÜŞÜNDÜĞÜ YÜZLERCE AİLENİN TAMAMEN BİLİM ARAŞTIRMA CAMİASININ VE ADNAN OKTAR BEYEFENDİNİN ÇOCUKLARI ÜZERİNDEKİ OLUMLU TELKİNİNİ YA DA VAKIFTA YAPTIKLARI FAALİYETLERİ DESTEKLEDİKLERİNİ BELİRTİYORLAR. SİZ ONLARIN SÖYLEDİKLERİNE YER VERECECEĞİNİZE HABER KANALINIZDA BU ÜÇ HANIMIN İFTİRALARINA BİR ŞEKİLDE VESİLE OLMUŞ OLUYORSUNUZ BUNDAN SON DERECE BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYUYORUM.

Hüma Babuna: HAYIR AMA ŞÖYLE YAPALIM İSTERSENİZ UYGUN GÖRÜRSENİZ BUGÜN MECLİSE GİDEN O HANIMLARI BEYLERİ DE LÜTFEN CANLI YAYINA DAVET EDİN VAKIF ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞLERİNİ ALIN. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ SON DERECE SAYGIN OLAĞANÜSTÜ BİR İNSAN ...

Hüma Babuna: 250NİN ÜSTÜNDE ESERİ VAR DÜNYA ÇAPINDA BAKIN FAALİYETLERİ VAR. BAKIN SADECE YAZDIĞI KİTAP YARATILIŞ ATLASI AVRUPA'DA AMERİKADA FRANSADA HOLLANDADA ORTALIĞI AYAĞI KALDIRIYOR. HERKES AYAKTA ALKIŞLIYOR. BAKIN MİLLETVEKİLLERİ BAKANLARDAN TEŞEKKÜR MEKTUPLARI GELİYOR.

 

 

Malum çevrelerin daha doğrusu Adnan Hoca takıntısı olan çevrelerin ikide bir ekranlarda arz-ı endam etmelerinden bıktık usandık!

Koca koca adamlar, yaşını başını almış hanımlar "Çocuklarımızın ruhunu çaldı" diye Adnan hocadan şikayetçi oluyorlar ve bu şikayetlerini ekranlarda yana yakıla anlatıyorlar!

Bu yakınmalara bakarsanız sanki Adnan hocanın etrafında toplananlar çoluk çocuk!

İlköğretim çocukları ya da liseli gençler!

Yahu bu koca koca adamlar ile yaşını başını almış hanımların "Çocuklarımız" diye sahiplenmeye çalıştıkları kişiler üniversite mezunu ve çoğu da kırklı yaşlara merdiven dayamış kişiler!

Bu eğitimdeki ve bu yaştaki insanların ruhu nasıl çalınır?

Bu eğitimdeki ve bu yaştaki insanlar nasıl kandırılır?

Adnan hocayı severler ya da sevmezler bu ayrı mesele!

Ama Adnan hocadan illa ki şikayetçi olacaklarsa daha akılcı ve daha mantıklı sebeplerle insanların karşısına çıkmalılar!

Şikayetlerini periyodik hale getirip iki de bir "Adnan hoca çocuklarımızı kandırıyor" diye ekranlara çıkmalarının artık hiç inandırıcılığı kalmadı!

Belki de bu insanlar Danimarkalı aileler kadar açık ve mert olamadıkları için böyle abesle iştigal ediyorlar.

Danimarkalı aileler de "Eyvah çocuklarımız Müslüman oluyor" diye bir araya gelmişler ve dernek kurmuşlar!

Danimarkalı aileler "Çocuklarımız intihar eylemcisi olmasın" diye böyle bir dayanışma(!) içine girmişler!

Zavallılar sanıyorlar ki çocukları Müslüman olunca intihar eylemcisi olacak!

Danimarkalılar böyle düşünmekte mazur görülebilirler, "Zaten İslam'ı bilmiyorlar ki" diye hoşgörü ile karşılanabilirler!

Ama Adnan hoca muhaliflerinin hali öyle mi?

Adnan hocanın etrafında toplanan gençler ne yapıyorlar?

İçki, kumar, zina gibi kötü alışkanlıklardan uzak duruyorlar!

Abdest, namaz, oruç, zekat gibi ibadetlere sarılıyorlar!

Ve inançlarını başkaları ile paylaşmak için seferber oluyorlar!

Bunun neresi kötü?

Bu soruyu bizden önce çocukları Adnan hocanın yanında yer alan aileler soruyorlar!

Bir-iki ailenin bir bardak suda fırtına koparma gayretkeşliğinden yakınarak çocuklarının Adnan Hocanın yanında yer almasından duydukları memnuniyeti dile getiriyorlar!

Ve Adnan hocaya çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan uzak tutuyor diye dua ediyorlar!

Evet, bir-iki ailenin sürekli ekranlarda arz-ı endam etmesi bu aileleri fena halde üzüyor! Ve bu çirkin tezgahın bir an evvel sona ermesini diliyorlar. Bir-iki ailenin yaptığı çığırtkanlığa karşı sessiz kalmayacaklarını belirtiyorlar.