Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na gönderdiği
21 Mart 2007 tarihli dilekçe
21 Mart 2007
Aileden Sorumlu Devlet Bakanı
Sayın Nimet Çubukçu,
Ben kamuoyunda Bilim Araştırma Davası olarak bilinen davada tanıklık yapan Lütfiye Semin ve Cevat Babuna’nın en küçük kızıyım. Ailem son günlerde, bazı basın yayın organlarında benim ve kardeşlerimin ismimizi kullanarak yalan beyanatlarda bulunmakta ve müslüman insanlara karşı uygulanan komplolara destek vermektedir. Annem katıldığı televizyon programlarında benim ve kardeşlerimin hipnotize edildiğimiz, onlardan ayrı yaşadığımız ve ruhumuzun çalındığı yönünde akla ve mantığa tamamen aykırı gülünç iddialarda bulunmuştur. Ailemden ayrı yaşadığım doğrudur fakat bunun sebebi onun ortaya attığı iddiaların aksine tamamen annemin ve babam Cevat Babuna’nın yaşam tarzı ve bize karşı gösterdikleri tutumla ilgilidir. Size evden ayrılma sebebimi birkaç maddeyle özetlemek istiyorum.
Babam 8-9 yaşımdayken çitlenbik sopasıyla daha çok acıtsın diye dakikalarca ayaklarıma vururdu.
Kızdığında odasında tuttuğu Kırıkkale marka silahını üstümüze doğrultup sizi öldürürüm diye bizi tehdit ediyordu.
Arkadaşlarıyla düzenlediği içkili kumar toplantılarının ardından geceleri sabaha karşı beni uykumdan uyandırıp, sırf evin ışıklarını açık unuttum diye bahçedeki köpeklerin yanına götürüp seni bu köpeklere yem yaparım diye bağırırdı.
Erenköy’de halen oturdukları apartmanın bulunduğu arsa annemin uzaktan bir akrabasına aitti. Yaşlı ve sakat bir kadın olan akrabası ölmeden bir süre önce, annem ona sırf arsayı alabilmek için kendini zorla evlat edindirtti. Kadına eziyet edip, seni huzurevine göndeririz, neyin var neyin yok bize devredeceksin diyorlardı. Şu anda trilyonları bulan mülklerinin kaynağı annemin bu akrabasıdır.
Babam saçma sapan bir sebepten çok öfkelendiği için saçlarımı kesip, görüntü olarak insan içine çıkamayacak hale geldiğim halde beni ilkokula o şekilde gönderirdi. Kardeşlerim ısrarla beni kuaföre göndermesini isterlerdi.
Çok küçükken, yüzme bilmememe rağmen beni denize atmıştı. Boğulmak üzereyken sudan çıkarmıştı.
Ders çalışırken elektrik gitmesin diye ışığımı kapatıp sonra arkasından niye çalışmadın diye döverdi.
Annem kardeşlerimin peşine mafyayı taktırıp, takip ettiriyordu.
Alt katımızda yaşayan bahçıvanın elektriğini ve suyunu keserdi.
Sayın Bakanım,
Şunu belirtmek isterim ki ben bir sene öncesine kadar kardeşlerimle birlikte ailemle aynı evde kalıyordum fakat hiçbir müslüman Türk gencinin kabul edemeyeceği birtakım çirkin olaylara şahit olduğum ve yaşadıkları ahlak dışı dejenere hayattan son derece büyük bir rahatsızlık duyduğum için kardeşlerimle beraber ayrı bir eve taşınmak durumunda kaldım. Bencil, egoist, zalim, kibirli bir kişiliğe sahip olan babam ve onun yönlendirmesiyle hareket eden ilkokul mezunu annemin tüum çocukluğumuz ve hayatımız boyunca bize uyguladıkları çirkin muameleyi ablamın babalarını küçük yaşta kaybetmiş çocuklarının da yaşamasını istemedim. Ben 27 yaşında, yüksek öğrenim görmüş, eğitimli, aklı başında bir insanım. Bugüne kadar kimsenin etkisi ve baskısıyla hareket etmedim ve etmiyorum. Ben kendi talebim doğrultusunda ailemden ayrı yaşıyorum ve yine kendi talebimle Türk İslam gelenek ve göreneklerine uygun muhafazakar bir hayat sürmeleri kaydıyla kendileriyle görüşmeye devam ederim.