EHLİ SÜNNET İNANCINDA OLMAYAN KİŞİLERİN, EHLİ SÜNNETE AİT BİR İNANÇ OLAN AHİR ZAMAN KONUSUNDA TARTIŞMALARI MANTIKSIZDIR

Ahir zaman alametleri, Hz. İsa’nın nüzulu, Hz. Mehdi’nin zuhuru, ehli sünnet inancında gerçekliği kesin olarak kabul edilen konulardır. Sayın Zekeriyya Beyaz ve Sayın Aytunç Altındal Ehl-i sünnet inancını kabul etmemektedirler. Dolayısıyla ahir zaman alametlerini kabul etmemeleri de inançlarının bir gereğidir. Bu kişilerle bu konuların tartışılmasının mantıki ve akılcı bir zemini olması için ehl-i sünnet inancını kabul etmeleri gerekir. Ehl-i sünnet inancını kabul etmediklerine göre de bu konuda tartışmalarının akılcı mantıklı bir yanı olamaz. Ahir zaman alametleri ehl-i sünnet inancında 4 hak mezhepte de vardır. Hanbeli, Hanefi, Maliki ve Şafi mezheplerinde ahir zaman alametlerini reddeden hiçbir görüş olmamıştır. 4 mezhep imamı da ahir zaman alametlerini kabul etmişlerdir. Bu konuda ehl-i sünnet alimleri içinde icma vardır, yani bütün ehli sünnet uleması aynı inançtadır. Mezhep kabul etmeyen, peygamberin hadislerini, sünnetlerini kabul etmeyen ehli sünnet harici inançlarda, ahir zaman alametleri de kabul edilmez. Ehl-i sünnet dışı inançlarda daha kabul edilmeyen bir çok konu vardır. Örneğin namazın 5 vakit olması, namazların rekatları, tesettüre ait konular ve daha bir çok konu... Mezhep kabul etmeyen, ehli sünnet inancını, Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerini kabul etmeyen görüşlerde, mezhep imamları İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam-ı Şafii, İmam-ı Hanbeli, İmam-ı Malik, (haşa) dini çarpıtan, sapkın din adamları gibi görülür. İmam-ı Rabbani, Abdülkadir Geylani gibi islam alimleri de aynı zamanda (haşa) dini çarpıtan, İslam’ın hükümlerini değiştiren sapkın din adamları olarak görülür. Dolayısıyla bu kıymetli mezhep imamlarının ve İslam alimlerinin ahir zamana, namaza, abdeste ve diğer din hükümlerine ait görüşleri de bu kişilerce yanlış olarak kabul edilir. Bu sebeple Sünni Hanefi olan Sayın Adnan Oktar da ehl-i sünnet inancına uygun olan görüşleri nedeniyle, dinin gerçeklerini çarpıtan, düşünceleri yanlış olan kişi olarak değerlendirilir. İmam-ı Rabbani, İmam-ı Gazali, Abdülkadir Geylani ve diğer ehli sünnet alimleri nasıl doğru yoldan sapmış ve yanlış yolda olarak görülüyorsa, Sayın Adnan Oktar da ehli sünnet inancında olduğu için bu gibi kişilerce böyle değerlendirilir. Dolayısıyla bunun tartışılması, bilimsel yönden, ilmi yönden, aklen ve mantıken zaten mümkün değildir. O yüzden bu konudaki tartışmadan bir sonuca varılamaz. Bir marksistle başörtüsü konusu veya bir Hıristiyan ile 5 vakit namaz konusu tartışılamayacağına göre ehli sünnet inancını reddeden biriyle de ahir zaman konusu tartışılamaz. Çünkü inanç farklılığı var.

Sayın Zekeriyya Beyaz ve Sayın Aytunç Altındal, ehli sünnet inancında bir otorite değildirler. Ehl-i sünnet alimi değildirler. Ehl-i sünneti reddeden, bilim adamlarıdır. Ehl-i sünnet konusunda bir tartışma yapılacaksa, ehli sünneti kabul eden alimler getirilmelidir. O zaman bu mantıklı bir tartışma olur. Örneğin Said Nursi, Abdülhakim Arvasi, Süleyman Hilmi Tunahan gibi bir evvelki yüzyıla ait büyük alimler, bu yüzyıla ait Esat Coşan, Mahmut Efendi, Muhammed Raşit Erol gibi büyük islam alimlerinin hiçbiri ehli sünnet inancının dışına çıkmamışlar ve ahir zaman alametlerinin hepsini savunmuşlardır. Ancak Yezidiler, İsmailliler, Dürziler gibi bir çok değişik ehli sünnet dışı mezhebin bu konulardaki görüşleri çok farklıdır. Dolayısıyla onlarla da bu konu tartışılamaz. Bu Hıristiyanlar için de böyledir. Bir katolik ile protestan aynı düşüncede olamaz. Aynı şekilde Yahudilikde de böyledir. Ortodoks Yahudiler ile Reformist Yahudiler arasında aynı inançlar konusunda ittifak oluşmaz. Kendi aralarında tartışmalarının anlamı da olmaz. Her inanç, kendi inanç sitemi içinde konularını değerlendirirse anlamı olur. Dolayısıyla Sayın Zekeriyya Beyaz ve Sayın Aytunç Altındal’ın ahir zaman alametlerini kabul etmemelerinin hiçbir anlamı olmaz ve hiçbir geçerliliği de yoktur.